Parkinson Hastalığı

Parkinson hastalığı, beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı ile gelen titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda kasılma gibi klinik belirtilerle kendini gösteren ilerleyici bir hastalıktır.

Parkinson hastalığı, adını ilk olarak 1817 yılında hastalığı tanımlayan İngiliz doktor James Parkinson’dan almıştır.  İleri yaşlarda daha sık rastlanan bir hastalık olup genç yaşlarda da nadir de olsa görülebilmektedir. Parkinson hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın ortaya çıkışında önemli olduğu düşünülmektedir. Türkiye’de yaklaşık 100.000 civarında parkinson hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Dopamin, vücut hareketlerini kontrol eden sinir hücreleri (bu hücrelere tıpta nöron diyoruz) tarafından salgılanan bir kimyasaldır. Beyin bölgesindeki dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucunda artık bu hücreler dopamin üretemez ve bu durum hastalarda özellikle hareketlerde ortaya çıkan çeşitli klinik belirtilerle kendini gösterir. Hatta parkinson hastalığının erken evrelerinde, uyku bozuklukları, koku duyusu kaybı, kabızlık gibi sadece bu hastalığa özgü olmayan belirtiler de görülebilmektedir.

Nasıl tanı konur?

Parkinson hastalığı klinik belirtilerle kendini belli eder. Dört ana klinik belirtisi;

  1. Titreme
  2. Hareketlerde yavaşlama
  3. Kol, bacaklar veya gövde de katılık
  4. Denge sorunları ve düşmeler

Bunlardan ikisinin bir süredir olması aslında uzman tarafından tanının koyulabilmesi için yeterli olmaktadır. En önemli özelliği ise belirtilerin vücudun sadece tek tarafında ortaya çıkmasıdır. Örneğin; hareket halinde tek kolun sallanması azalabilmektedir. Titremeler ise daha çok dinleme halinde olmaktadır. Parkinson hastalığı ilerledikçe hastalar daha az yüz ifadesi kullanıp yavaş konuşmaya başlayabilirler.

Ancak her titreme parkinson demek değildir. Bu tür klinik belirtilerin olması durumunda uzman bir hekim tarafından hastanın değerlendirilerek ayırıcı tanının yapılması özellikle bu hastalıkta erken tedaviye başlayabilmek adına önemli olmaktadır.

Nasıl tedavi edilir?

Parkinson hastalığı, sinsi bir şekilde başlayıp yıllar geçtikçe ilerleyen bir hastalıktır. O yüzden birçok hastalıkta olduğu gibi erken tedavi bu hastalıkta da oldukça önem taşımaktadır. Tedavi yöntemleri hastanın klinik durumuna ve yaşına göre değişebilmektedir. Her hastaya aynı tedavi uygulanmadığı gibi her hastada da hastalığın ilerleyişi aynı olmamaktadır.

Aslında mevcut tedavi yöntemlerinin bir uzman kontrolünde, hastalar tarafından uygun ve doğru şekilde kullanılması ile hastalar hayattan kopmadan yaşamlarına devam edebilmektedir. Birçok hastalıkta olduğu gibi parkinson hastalığında da kullanılan tedavi yöntemleri kesinlikle hasta tarafından “iyileştim” diye uzman ile görüşülmeden kendi kendine kesilmemelidir. Aynı zamanda tedaviye ek olarak yapılan düzenli egzersizin de hastaların duygudurumu, uyku kalitesi ve bilişsel fonksiyonları üzerine  olumlu etkisinin olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Özellikle bu aşamada birçok hastalıkta olduğu gibi hekim ve hasta yakınlarının iş birliği içinde olması, hastaya destek olmak adına oldukça önemlidir.

SİTE HARİTASI
BİLGİ TOPLUMU HİZMETLERİ
© 2011-2017 Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic A.Ş.
Bu sitede yer alan bilgiler, hekim ve eczacıya danışmanın yerine geçmez. Abdi İbrahim ilaçları ile ilgili her türlü bilgi talebinde bize ulaşabilirsiniz;
Tel: 0212 366 8400
E-Posta: info@abdiibrahim.com.tr